betaartı betaartı

Amerikan Sinemasının Vazgeçilmezi: Superhero

Eveeeet… Sonunda ‘X- Men: First Class’ (X-Men Birinci Sınıf) gösterime girdi. Uzun zamandır beklediğimiz bir filmdi ve beklentiler çok yüksekti.  Zira beklediğimize değdi ve fazlasıyla beklentileri karşılayan harika bir görsel şölenle karşılaştık…

2000 yılından beri Ridley Scott güvencesiyle salonlarda gösterimde olan X-Men serisiyle hep Wolverine, Cyclops, Storm , Profesor X ve  Rogue ile haşır neşir olmuştuk. Ancak 2006 yılında gelen X-Men Last Stand  ile IMDB de 6.9′luk bir başarı ile ve tabii ki Xavier’in ölümüyle sonuçlanan bu filmin ardından X-Men efsanesi artık bitti tartışmaları da başlamıştı. İşte bu tartışmalara bir son veren 2009 yapımı Wolverine yeni bir bakış açısı getirdi. Mutant neslinin geçmişine doğru ilerleyen bir hikâye yaratmış oldu. Bu filmle birlikte her karakterin hikayesini yeni bir açıdan görme şansı doğdu.  Örneğin Xavier ve Mystique’ineskiden kardeş gibi olduklarını, Magneto ve Xavier’in X-Men’in kurucuları olarak başladıkları günlerde çok sıkı iki dost olduklarını, Beast (Hank) in nasıl bu kadar büyük ve mavi bir canavara dönüştüğünü, hatta Magneto’nun kendisiyle özdeşleşen demir başlığının hikâyesini bu son yapım olan X-Men Birinci Sınıf ile öğreniyoruz.

Super hero kavramı 1940’larda Marvel ve DC  çizgi romanları ile ortaya çıktı. II. Dünya Savaşı öncesinde Amerikan halkının ‘yabancı’ korkusuyla baş edebilme amaçlı yaratılan süper kahramanlar Superman, Batman ve Green Arrow toplumda geniş bir hayran kitlesi oluşturdu. Halk kendilerini kurtaracak, insanüstü güçlere sahip olağanaüstü kahramanların varlığına kendisini inandırmaya başladı. Sonrasında sektör kendini her geçen gün yenilemeye devam etti.  Süper kahramanlar suçları önlemek ve insanları kötülüklerden korumak için savaşıyorlardı.  Bir yandan da günlük hayatta hepimizin karşısına çıkabilecek insan görünümlerine sahiptiler. Diğer bir değişle insan görünümlü, gizemli varlıklardı.  Dünyadışı varlıklara, kötülere karşı savaşırlar ve asla yenilmezlerdi.

İşte Amerikan halkını sarıp sarmalayan bu super kahramanlar ulusal kültürün değerlerini savunmak ve korumak için etraftaydılar. Tabii super hero olunca bazı kostümlerin de alet edevatın da olması gerek. Örneğin Iron Man’ın demirden sağlam kostümleri vardır, Green Lantern’in  güç yüzüğü, Spider Man’ın ağları, Wolverine’in adamantium pençeleri vardır. Kimilerinin ise özel güçleri vardır. Mesela Superman uçabilir, Professor X insan zihnini okuyabilir; kimi duvardan geçer, kimi buza dönüşür, kimi kılık değiştirir, kimi fırtınalar yaratır… Bu özellikler aslında sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde insanoğlunun diğerlerinden farklı hissetmek için sahip olmak istediği bir takım süper özelliklerdir. Yani Marvel’in yarattığı bütün süper kahramanlar aslında hepimizin içinde yatan evrensel bir isteğe hizmet etmektedir: Farklı olma ve kendini farklı hissetme isteği. Bizler farklı ve üstün güçlere sahip olamadığımıza göre bu görevi yerine getirebilecek olanlar yıllardır insanlığa ve Amerikan sinemasına hizmet eden, Hollywood’un tonlarca ekmek yemesini sağlayan superhero’lardır.

Tabii bazı kahramanları yönlendiren ve eğiten özel kişiler vardır. İşte vizyona yeni giren son X-Men filmi başından beri kahramanlarımızı eğiten Professor X’in hikâyesini anlatmaktadır. Hatta filmde eğlenceli sahnelere ve ünlülerin cameolarına da yer verilir. Hank üstün zekâsı ile bir cerebro tasarlar bu filmde. İşte yıllardır gördüğümüz Cerebro adlı makinenin nasıl oluştuğunu bu filmde görüyoruz nihayet. Sonra da Magneto ile beraber mutant avına çıkarlar. Hatta filmin en güzel sahnesi olarak addedilebilecek bir karede bir barda kendi halinde oturan Wolverine’in yanına giderler. Arkadan yaklaşarak ‘Excuse me… I’m Eric Hensher… And I’m Charles Xavier’ diyerek kendilerini gayet profesyonelce tanıtırlar ama Wolverine’in cevabı nettir: ‘Go fuck yourself…’

İki büyük kahraman Xavier ve Eric’in (Magneto) daha önce tanık olduğumuz düşmanlıklarının nasıl başladığını görebiliyoruz. Xavier insan sevgisi ile hareket etmeye çalışırken Eric(Magneto) içindeki öfkeyi kontrol altında tutmaya çalışır. Fakat nafile. İnsanlık mutantlardan korkmaktadır ve onlara karşı savaş açacaktır. Xavier insanlardan yana olmayı ve iyi olduklarını kanıtlamayı seçerken, Eric (Magneto) insanlığı kendisine düşman belirler…

Superhero kavramı ile ilgili olarak dikkati çeken bir nokta da politik olayların zirveye tırmanması, terörün arada bir kendini göstermesi ile Hollywood’un yenilerini yaratıp yeni seriler çekmesi. Özellikle son zamanlarda yaşanan bin ladin olayı halkı çok korkutmuş olmalı ki Green Lantern, Transformers, Dark Night, Captain America ve sırada bekleyen onlarcası bu yaz sinemaseverleri kucaklayacak. Çünkü Amerika da şu sıralar bir seçim arifesinde ve vatandaşın korku nedeniyle silah alımlarının tavan yaptığı bilinen bir gerçek.  Bu durumda gölgesinden bile korkan Amerikan halkının tek çaresi Hollywood ve Marvel’in yaratıcılığından başka bir şey değil gibi duruyor.

İlgili linkler: Wikipedia/ Superhero, IMDb/ X-Men: First Class

 

Yorum yaz!