betaartı betaartı

Güveli İnternet

 

“Kasksız girme inşaata, canın yanar

Kondomsuz girme ilişkiye, hayatın kayar

Filtresiz girme internete, …”

Sloganıyla BTK yapacağını yaptı 22 Ağustos’ta hayatımızı limitlemeye hazırlanıyor. Bundan önceki yıllarda Youtube, Grooveshark, Last.fm, Fizzy, ekşisözlük gibi pek çok sitenin belirli aralıklarla kapanıp açılmasıyla artık çorbaya dönen internet özgürlüğümüz, bazı otoritelerin günlük moduna, diğer bir deyişle ‘anlık status’üne göre sürekli kısıtlanmakta. Durum o kadar vahim ki, geçen ay açıklanan internet özgürlük raporuna göre bizim internette puanımız 42’den 44’e yükseldi ve dünya sıralamasında Çin, Küba, İran gibi ülkelerle son sıraları paylaşıyoruz artık.

22 Ağustos’tan itibaren Digitürk’ün aylık paketleri misali 4 ayrı filtre paketi kullanmak mecburiyetinde bırakılacak olan aziz Türk halkı, BTK’nin açıklamasına göre zaten hali hazırda bulunan standart pakete tabiidir. Diğer bir değişle alıştıra alıştıra kendimizi bu duruma adapte etmiş durumdayız. Bir başka konu da eskiden getirilen kısıtlamaları DNS ayarlarını değiştirerek yapabilmemizdi. Yetkililer bunu çaktıklarından dolayı artık değil DNS, Proxy ayarlarını bile değiştirseniz, amuda kalkıp bilgisayar başına geçseniz dahi çare yok. Her türlü altyapı yapılmış ve önlemler alınmış durumda. Bütün kalelere askerler yerleştirilmiş, sıcak yağ kazanları hazırlanmış, dev toplar surların dibine günler önceden yerleştirilmiş durumda. Sıkıysa girin internete gönlünüzce…

Aslında burada insanları sinirlendiren nokta, filtre kullanmak istemeyen kullanıcıların bile internete bundan sonra bir kullanıcı adı ve şifresi ile girmelerinin zorunlu tutulması. Bu da demektir ki; artık kimin ne zaman hangi sitelere girdiği, ne tür işlemler yaptığı, ne gibi dokümanlar indirdiği ve yüklediği an be an kontrol altında tutulacak. Yeni bir “Büyük Birader” vakası ile karşı karşıya olduğumuz şu günlerde insan şu soruyu sormadan edemiyor haliyle: Bu yeni filtrelemede hangi kuralların uygulanacağı müphem. Her an izlendiğimizi bilerek hareket ettiğimiz sürece özgürlüğümüzün örselenmesi, hayatımızın en basit iletişim aracı olan internetten korkmamıza neden olacak. Başlangıçta canımız çok yanmayacak gibi görünse de bu madde kapsamında geçen kuralların Lozan Antlaşması’ndan bir fark yok gibi görünüyor. Tabii yürürlüğe girmeden kaldırmak için bir şeyler yapmamız gerektiği aşikâr.

Asıl üzücü olan nokta, dünya ülkelerinin gelişmekte olduğu bir dönemde özellikle internet alanında birçok yenilik ve oluşum gerçekleşirken insanların beyinlerine gerilen örümcek ağlarının internet ağlarının üzerine serilerek kısa devre yapması. Oluşan bu kısa devre sonucu internette özgürlük sıralamamızın az gelişmiş ülkelerle aynı sıralarda yer alması demokratik devlet kavramına getirilen ironik bir yeniliktir. Evet, bu uygulama teoride ‘yenilik’ olarak geçse de aslında‘ mağduriyet ’ten başka bir şey değildir.

Esas olarak 18 yaş altı çocukların zararlı sitelere ebeveynlerinden izinsiz girmemelerini sağlamak adı altında ileri sürülen bu kanun, daha önce de lokantada ebeveynleri ile beraber oturan çocukların alkol alma ihtimallerine karşın içki yasağı getirmişti. Sonrasında da 24 yaş altı insanların aslında 18-24 yaş için düzenlenmiş olan eğlence mekânlarına girmeleri yasaklanmıştı ve çok geçmeden (Babylon’un da katkılarıyla) bu fikirden cayılmıştı. Sıradaki bu yeni girişimin engellenmesi ise sadece bizim ellerimizde. Bilinçli hareket etmeye devam edelim.

Hızını alamayıp daha fazla bilgi edinmek isteyenler için: Haber Dükkanı

 

Yorum yaz!