betaartı betaartı

Röportaj: Hidden Orchestra

Tru Thoughts güvencesiyle çıkış albümleri Night Walks ile Avrupa turnesine çıkan iki davul (Tim Lane ve Jamie Graham), bas (Joe Acheson), keman ve klavyeden (Poppy Ackroyd) oluşan Hidden Orchestra, elektronik, caz ve klasik öğeleri bir araya getirerek sunduğu sinemasal müzikleriyle, 11 Şubat gecesi Babylon’da verdiği konserle izleyicilerden geçer not almayı başardı, tekrar sahneye bile davet edildi ısrarcı alkışlarla. Kimi zaman ninni havası, kimi zaman gotik bir atmosfer yaratan bu orkestra sizi eşsiz bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. İşte bu nadide grubun sempatik üyesi Joe ile yaptığımız ayaküstü sohbet…

Selda: Tekrar hoş geldiniz. Nasıl buldunuz Babylon izleyicisini bu gece?

Joe: İnanılmaz, mükemmel. Evet, gerçekten katılımcıydılar ve aramızda güzel bir iletişim vardı.

Selda: Beklentilerinizi karşıladı diyebilir miyiz yani?

Joe: Bunu umut ediyordum. Beklediğimizden daha iyiydi. Gerçekten çok iyiydi.

Selda: Bateri ve bas temellerinizle mainstream müziğe çok daha yakın olabilirsiniz aslında. Neden müziğinizi inşa ederken cazdan yardım almayı seçtiniz?

Joe:  Caz müziği seçmek zorundaydık diye bir şey yok. Bu caz, klasik ya da elektronik müzikten çok daha fazlası. Benim için hepsi doğal bir uyum içinde. Bu yüzden müzik yazarken böyle sonuçlanması benim için doğal.

Selda: Bu sizin kendi tarzınız diyebiliriz?

Joe: Evet!

Selda: Sürekli olarak başka gruplara benzetiliyorsunuz. Zaman zaman  “biz burada kendi müziğimizi yapıyoruz!” diye isyan ettiğiniz oluyor mu?

Joe: Evet, evet… Bence her müzik çeşidi insanların farklı etkileri bir araya getirmesiyle oluşur ve orijinal olmamak daha önce yaşanmış şeylere bakarak ve onlardan elde ettikleriyle yeni yollar oluşturarak gerçekleşir. Soru neydi?

Gülüşmeler…

Selda: İnsanlar çoğu zaman sizin diğer müzik gruplarına benzediğinizi söylüyor… Buna karşı çıktığınız, isyan ettiğiniz oluyor mu?

Joe: Bence gerçekten beğendiğimiz gruplara benzetilmek güzel. Yani burada sinematik bir yapıdan bahsediyoruz… Daha fazlası diyebilirim… Bizim etkilenmemizdense onlar da bizim kadar aynı şeylerden etkileniyorlar. Yani hepimiz aynı yerden geliyoruz, caz, klasik, elektronik…

Selda: Temelde ortak bir alışveriş söz konusu yani?

Joe: Evet, evet…

Selda: Bir dörtlüden (Joe Acheson Quartet) orkestraya dönüştünüz. Davullar, bas, keman ve klavyeden oluşan orkestranızı yeni fikirlerle genişletmeyi düşünüyor musunuz?

Joe: Evet! Bu yaz tam bir orkestra ile albümün canlı kaydını yapmayı planlıyoruz. Yani bütün her şeyi canlı çalacağız… Büyük telliler, nesli çalgılar, iki davulcu… Evet.

Poppy Ackroyd ve Jamie Graham. Foto: Emre Yürüktümen

Selda: Tamamıyla canlı mı olacak?

Joe: Biz de canlı gösteri sırasında bir yandan kayıtta olacağız.

Selda: Müziğinizin katmanlarını, enstrümanlarınızı göz önünde bulundurunca, stüdyo kayıtları ile canlı performanslara hazırlıklar anlamında çok farklar olsa gerek… Canlı performanslarda sorunlar yaşıyor musunuz?

Joe: Evet. Tabii ki tam bir orkestrayla her şey daha iyi olabilirdi. Ancak bazı yerlerde bu şekilde müzik yapmak çok daha pahalıya mal olabiliyor. Gerçekten çok zor. Bu yüzden bağış yoluyla para biriktirmeyi umuyoruz.  Ama evet, sahnede canlı müzik yaparken dört, beş, altı insan olması daha anlamlı olur.

Selda: Sizin tarzınız aslında benzeri olmayan bir özellik.

Joe: Evet…

Emre: Bu arada bira ister misin?

Joe: Evet… (Gülüşmeler…)

Selda: Çıkış albümünüz “Night Walks” dünya çapında beğenildi. Başlangıçta böyle bir başarı bekliyor muydunuz? Bu tür bir reaksiyon olmasını umuyor muydunuz?

Joe: Hayır, hayır… Bu şaşırtıcı ve çok güzel.

Selda: Daha önce de bahsettiğimiz gibi hem klasik hem de elektronik seslere sahipsiniz. Peki, tümüyle elektronik bir albüm yapma planlarınız var mı?

Joe: Belki. Ama bu Hidden Orchestra adı altında olmaz sanırım.  Çünkü Hidden Orchestra’daki birçok fikir elektronik tarzı üzerine kurulu. Bu yüzden farklı davulcular var.  Ama yeni sintisiserlar ve diğer doğal klasik enstrümanlar ile burada eletronik müzik yapıyoruz.  Ancak bunu akustik anlamda yapıyoruz. Daha elektronik bir albüm için eklenecek çok şey var.  Bu yüzden sanırım bu grupla yapmayız.

Selda: Şarkı isimleri ve şarkıların ruhlarını eşleştirince ortada çok hoş bir uyum var. Çünkü şarkı isimleri çoğu zaman şarkı ve barındırdığı hislerle ilgili birçok şeyi açıklıyor.

Joe: Bunu duymak güzel…

Selda: Ve… Night Walks bu şarkı ismi koyma, etiketleme açısından çok başarılı bir albüm. Bunun arkasındaki sır nedir?

Joe: Bilmiyorum. Bu daha önce hiç sorulmamıştı.  Çok zor… Yani şarkıların isimleri… Sadece kısa tutmaya çalışıyorum.

Emre: Şarkıların isimleri sana mı ait?

Joe: Evet, bütün müziği ben yazıyorum. Bateri kısımlarını da ben yazıyorum. Bu yüzden bunun üzerinde çok çalıştık. Hepsini stüdyoda yazdım ve canlı yapmak istemedim. Davulcuya, kemancıya ve bir davulcuya daha ihtiyacım vardı.  Yani bu bütün orkestra demek. Yani şarkı isimleri, soruyu kaçırdım sanırım!

(Gülüşmeler…)

Selda: Demek şarkıları yapıyorsunuz ve dinledikten sonra da…

Joe: Evet, önce şarkıyı besteliyorum ve kısa kelimelerle ne anlatmak istediğini özetlemeye çalışıyorum. Ayrıca her sözün çift anlamı var. Ve bunu duyduğuma sevindim. Anlaşılır ve işe yarıyor demektir.

Jamie Graham. Foto: Emre Yürüktümen

Emre: Bira?

Selda: Sinemasal öğeler arayışındasınız ve bir anlamda her şey sinematografik. Bunu vurgulamak için konserlerinizde görsel öğeler de kullanıyorsunuz. Peki, sahnede çalarken böylesine rüyasal bir atmosfer yaratmak sizde nasıl bir duygu uyandırıyor?

Joe: Bu akşamki gibi güzel bir kalabalık olduğunda, mükemmel bir şey.  Ben dört kişi adına konuşuyorum bu arada. Ama kalabalık ve bizim aramızdaki etkileşimden ibaret her şey. Onlar beğendiği zaman inanılmaz vakit geçiriyoruz.

Selda: Bu, biraz da kendiliğinden gelişiyor demek ki. Sıradaki soru videolarınız üzerine. Resmi videolarınız yok. İnternette ya da diğer mecralarda size ait bir videoya rastlamamak biraz garip aslında. Kendinize ait bir video planınız var mı?

Joe: Evet, bir film yapmak istiyoruz. Geçen sene bir filmin bazı kısımlarını yaptık ve muhteşem bir deneyimdi doğrusu. Bu yüzden sahnede canlı müzik yaparken görsellerin daha sinemasal olmasına dikkat ediyoruz.

Selda: Bu gece görselleri kullanmadınız.

Joe: Evet, bu gece kullanmadık.

Selda: Neden?

Joe: Çünkü ekipmanları buraya getirmek çok pahalıya mal oluyor. İşin aslı bu aslında (Gülüşmeler)… Ama evet, filmle ilgili daha çok iş yapmayı umuyoruz… Belki gelecek sene.

Selda: Mart ve Nisan ayları boyunca yollarda olacaksınız. Avrupa’da çok fazla konseriniz var. Bu kadar talep edilir olmak nasıl bir his?

Joe: Şimdiye kadar güzel. Bunun ne kadar yorucu olacağını göreceğiz. Eğer anlaşmazlık çıkarsa ve kavga edersek, bu üzücü olur tabii. Ama bence eğlenceli olacak. Eğer her konser bu geceki gibi olursa, evet!

Selda: Şimdi klişe zamanı. Biliyoruz ki birçok yan projeniz ve solo çalışmalarınız var. Gelecekteki projeleriniz neler? Film müziği projeleriniz var mı?

Joe: Ah, şey… Birtakım şeyler var tabii. Bosna, Sırbistan tarzı üflemeli çalgılar gibi bazı sert vuruşlu Balkan müzikleri üzerine çalışıyorum. Ben ve başka biri olacak bu projede. O trompet çalıyor. Bu bir çeşit vuruşlar üzerinde canlı çalışmalar gibi olacak. Ayrıca bir sonraki Hidden Orchestra albümü üzerinde çalışıyorum bir yandan. Gelecek Kasım için hazırlanıyoruz. Ama şimdiden söz vermeyeyim.

Emre: Kasım dedin, bunu unutmayacağım!

(Gülüşmeler…)

İlk albümü çıkarmadan önce ikinci albümü bitirmek istemiştim. Genellikle, ikinci albümü yapmak zor olur. Bu yüzden çoktan hazır durumda. Neredeyse bitti gibi. Evet, çok çalışmayı seviyorum.

Selda: Biraz da Türkiye’den bahsedelim. Şimdiye kadar edindiğiniz izlenimler nedir? Daha önce bu tarafa gelmiş miydiniz?

Joe: Daha önce Türkiye’ye hiç gelmemiştim. Yani bu kadar doğuda hiç bulunmamıştım. İstanbul beklediğim gibi değil. Çok büyük. Ve insanlar gerçekten çok iyiler. Bu dönemeçli sokaklar, sokakta yemek yiyen, içen insanlar. Büyük mekânlar evet. Çok güzel.  Daha bugün geldik. Yarın da buradayız. İstanbul’u biraz daha görmek için. Bir öneriniz var mı? Gitmemiz gereken bir yer var mı?

Emre: Aslında önerilerin tam orta yerindesiniz şu anda!

Selda: Son soru Türk müziği üzerine. Türk müziği ile ilgili bir bilginiz var mı? Türk caz ya da elektronik müziği?

Joe: Türk caz müziği hakkında çok bilgim yok korkarım. Bizim için Türkiye bildiğiniz gibi bazı sembollerden ibaret. Onun dışında Türk müziği ile ilgili çok bilgim yok. Özellikle çağdaş Türk müziği. Kusura bakmayın…(Gülüşmeler…)

Emre: Çok şey kaçırmıyorsunuz, özellikle şu günlerde.

(Gülüşmeler…)

Selda: Bize bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Joe: Tanıştığımıza çok memnun oldum ben de.

***

Röportaj: Joe Acheson (Bas gitar), Babylon, İstanbul

Deşifre ve çeviri: Selda Gümüş

Hidden Orchestra: Resmi siteMyspace

ENGLISH TEXT


Yorum yaz!