betaartı betaartı

Mogwai Şehir Gerillasıdır

Sesleri çok uzaklardan gelmez bana. İskoçya’nın dağlarından koşa koşa yamaçlara inen gayda sesinin hafifliğidir bu. Bebelerin gözlerindeki gülüştür. Uçmaya yeltenen uçurtmadır. Göz yakan denizdir. İç burkan melodidir Mogwai. Mogwai mutlu insanlara mutlu şarkılar yapar. Hissizsen, hiç bir şey hissetmez Mogwai. Ya da çok dipten girer bütün intihar girişimlerine. Sen nasılsan, Mogwai öyledir.

Esasında olması gereken de budur. İstediğin gibi şekillendirebilirsin, istediğin gibi kesip biçebilirsin bu müziği. Sana vaat edilen yine sensindir. Hayal gücün kadar alırsın hazzını. Seni ruh haline göre satmaz, yolda bırakıp kaçmaz. “Mutluyken şunu dinlemeyi çok severim”, “mutsuzken şunu dinlerken daha da mutsuz olurum” ya da “uykum gelsin diye şunu dinlerim” dersin ya, oradaki bütün “şu”lar Mogwai’dir işte.

“Korkularını yen!” demez sana. “Korkularını sev” der. Uzun uzun anlatır hikâyesini. Sen içindeki hesabı görene kadar anlatır. Korkularımızı uçuşan melodilerle çıkarır karşımıza. Babamızın ağlamayalım diye aldığı balonu elimizden kaçırdığımızda, balonun uçuşunu izleyip ağlamamızı istemez, balonla birlikte uçmamızı ister Mogwai. Ağıt yakarlar uzun uzun. Gidenlere, bitenlere, yaşanamayanlara, yaşanmak istenenlere, nefrete, kine, sana… Onlar seni anlatır, sen onlara ağlarsın işte.

Saçma sapan albüm kapakları vardır. Grup fotoğrafları hiçbir şey ifade etmez bana. O kadar bozulmadan kalsın isterim ki, grup elemanlarını bilmem, yolda görsem “gel evde çorba içireyim sana” da demem zaten. Mogwai’nin gitarında İskoçya bayrağı vardır ama Mogwai Celtic’lidir. Söz çok yoktur müziklerinde. Olduğunda da deli gibi merak edersin, ne demiş olabilir ki bu adamlar?

Iggy Pop’u duyarsın bir şarkılarında. Zidane’ı anlatan filmin müziğini yapmıştır Mogwai. “Hugh Dallas” isminde bir şarkıları vardır. Hugh Dallas İskoçyalı bir futbol hakemidir. “Stanley Kubrick” , “Star Wars” , “Nick Drake” … Star Wars’a doğuşumdan tepkili olsam da, bütün filmlerini indirip izleme isteği doğurmuştur. Stanley Kubrick’in filmlerini başka bir dikkatle izlemişimdir. Hugh Dallas, en sevdiğim hakem olmuştur. Mogwai, propagandasını yapmayı ihmal etmemiştir yani.

Mogwai’nin değerlendirilecek pek bir şeyi yoktur. Şu albümü iyi, bu albümü kötü diyemezsin. Böyle bir ayrımda kendi hislerinden dem vurabilirsin ancak. Mogwai’yi anlatırken, kendi hikâyeni anlatmanın zorluğuna düşersin. Demem o ki; anlatılan burada senin hikâyendir.

Uzun bir yolda Mogwai. Bu yolda bazen dinleniyor, bazen savaşıyorlar. Yolluklarını paylaşıyorlar bizimle. 2011 Şubat’ında Mogwai başka başka şeyler anlatacak bize. Sloganları da “Hardcore Will Never Die, But You Will” olacak bu sefer…

Mogwai: Resmi sitesi, Wikipedia, Vikipedi

Yeni albümdeki Rano Pano için: Pitchfork

Yorumlar
1 Yorum var : “Mogwai Şehir Gerillasıdır”
  1. Aytaç Özge Öndeş Aytaç Özge Öndeş diyor ki:

    i know who you are but what am i…
    ellerinize sağlık, mogwaisiz düğün olmaz:)

Yorum yaz!