betaartı betaartı

Sıkıcı Şarkılar Yapmayı Birşey Sanıyorlar!

Bu röportajda adı geçen isimlerin gerçeklerle ilgisi yoktur. Anlatılan her şey kurmacadır, hayal ürünüdür!

Emre: Thom hoşgeldin. Öncelikle heyecanımı bağışla, inanılmaz bir an bu benim için.

Thom: Sorun değil, rahat ol.

Emre: Eskiden hayaller kurardım, ‘bir gün Thom’la röportaj yapsaydım neler sorardım’ diye. Gerçek olduğuna inanmıyorum.

Thom: Sıkı bir hayranımızsın o zaman?

Emre: Yani, dinlerim sizi de fırsat buldukça ama Kasabian, Interpol ya da Clinic daha sağlam geliyor bana müzikal açıdan. Sizin de iyi şarkılarınız var ama bir şey eksik kalıyor hep, bilemiyorum. The Bends albüm olarak fena değildi mesela ama sonra sulandırdınız biraz.

Thom: Başka ne dinlersin, yukarıda saydıklarından başka?

Emre: Bu soruyla çok sık karşılaşmaya başladım. Hep söylüyorum, bazı gruplar bir iki şarkı yapıp milyonlar satmayı hayal ediyorlar ama bu ancak filmlerde olur. Bir çizgi olmalı; The National’a bak mesela. Kings of Leon’u, Midlake’i sayabilirim. Richard (Ashcroft) da iyi işler yapıyor.

Thom: Sence değişim gerekli değil mi? Mesela biz de OK Computer’dan sonra bunu denedik.

“Sıkıcı şarkı yapmayı birşey sanıyorlar!”

Emre: Elbette gerekli ama bazı insanlar değişimi hafife alıyorlar; anlaşılmaz, sıkıcı şarkılar yapmayı değişim olarak adlandırıyorlar. Bu şarkılar asla dinleyenlerin içine, en derinine inemez. Değişimin yanında gelişim de gereklidir. Buna en iyi örnek olarak St. Martyr Coffee Shop’u verebilirim. İlk albümleriyle son albümleri arasında önemli farklar var.

Thom: Peki sence müzik nereye kayıyor? Elektronik gibi görünüyor bize göre, onun için o tarz şeylere yöneldik; müziğin geleceğini sen nasıl görüyorsun?

“Gitar ölmez!”

Emre: Hayat oldukça, iyi ya da kötü müzik de olacaktır. Ve yaşanan devre, olaylara göre değişecek, zaman içinde belli bir düzene girecektir sürekli. Bu düzen içinde elbette farklı şeyler yapılacaktır. Bununla beraber, ben örneğin gitarın öleceğini düşünmüyorum.

Thom: Biz de aslında son üç albümümüzde elektroniğe yakın olmakla birlikte, gitarı, özellikle bas gitarı oldukça fazla kullandık. Bunun yanında davuldan da asla vazgeçmedik. Bu, dediğin şeyle paralel değil mi?

Emre: Ne yazık ki sana katılmam mümkün değil. Senin kadar iyimser değilim.

Thom: Konuyu değiştireyim; sence Türkiye’de yeterince konser oluyor mu Emre? Festivallerde büyük grupları pek göremiyoruz.

Emre: Bu konuda sana katılıyorum. Örneğin bir Red Hot Chili Peppers hala Türkiye’de konser vermedi. Coldplay, Oasis, Beatles  ve aklıma şu an gelmeyen birçok büyük grup ve şarkıcı da hala burada konser vermedi.

Thom: Şey, biz de vermedik…

Emre: Vermeyin zaten.

Thom: O kadar mı kötüyüz ya?

Emre: Günaydın.

Yorum yaz!