Geleceğin mesleği: Tenis koçluğu!..

Geleceğin mesleği: Tenis koçluğu!..

Dünyanın en güzel mesleği nedir? Bürokratlık mı? Astronotluk mu? Oyunculuk mu? Bence hiçbiri! Dünyanın en güzel mesleği bence tenis koçluğu! Özellikle bir erkek için bayan tenisçi koçluğu, bence aklı başında her erkeğin hayalidir.

Tenisin ne kadar nezih, aynı zamanda ne kadar rekabete açık, zor, özveri isteyen bir spor olduğundan filan bahsetmeye niyetim yok. Ben işin koçluk kısmına kanalize olmuş durumdayım. Şimdi; bir kadın tenisçinin profesyonel tenis hayatı yaklaşık 10-12 sene sürüyor ki, bu da kabaca 17-29 yaş aralığını kapsıyor. Bir başka deyişle, 27 yaşına gelmiş bir kadın tenisçi artık “yaşlı” sayılıyor. Bununla beraber, reelde yaşlı olmakla en ufak ilgileri olmadığını biliyoruz, görüyoruz. Tenis koçusunuz… 15-16 yaşında bir kızcağız geliyor önünüze, sizi ilah olarak görüyor, tüm zamanınızı beraber geçiriyorsunuz, ve biliyorsunuz ki şunun şurasında 2-3 sene sonra 20 olacak. Yani nasıl desem, bu ölmeden cennete gitmek gibi bir şey. Düşünsenize, Maria Sharapova’nın koçusunuz! Ya da Ana Ivanovic‘in, Elena Dementieva‘nın! Flavia Pennetta‘nın! Bu liste uzar gider. 16 yaşında Maria geliyor, 5 sene çalıştırıyorsun, 20’de bıraksa bile seninle çalışmayı, e bu sefer de Caroline Wozniacki (alttaki resim) filan gelecek. Ve bu döngü devam edip gidecek.

Caroline Wozniacki

Hayır yani iş de iş değil! “Düzgün vur düzgün!”, “Sağınla aban!”, “Servisi sert vur, evet daha sert, evet!” diyorsun, iş bitiyor. Başka ne olabilir ki?.. Dünyanın en güzel mesleği kesinlikle tenis koçluğu. Nick Bollettieri! Michael Joyce! Craig Kardon! Sizden ölesiye nefret ediyorum, sizleri ölesiye kıskanıyorum. Alt tarafı tenisten bahsediyoruz; topa koş koş, yere bir daha fırtmadan hemen karşı tarafa aban! Beriki çevirirse topu, hemen yine koş, boşluğa bir yere doğru vur! Oh evet, vur! Evet, evet!

Zorunlu edit: Her şeyin sebebi, tenise olan tüm bu ani ve bir o kadar niteliksiz yaklaşımımın müsebbibi Eurosport’tur. Caroline Wozniacki’yle, evinde o röportajı yapmayacaktınız! Giysi dolabını açtırıp elbiselerini sergiletmeyecektiniz! ‘Kocaman yatağında hoplamayı, zıplamayı ne kadar sevdiğini’ söyletmeyecektiniz! Michael Stich’lerle, Stefan Edberg’lerle, Michael Chang’larla, Cédric Pioline ’lerle büyüyen ben, sizin yüzünüzden küçüldüm! Daha da küçülmek, küçülüp küçülüp Caroline’in cebine girmek istiyorum. Ben tenis koçu olmak istiyorum!

Share and Enjoy:
  • Facebook
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • Twitter