Onu ilk kez “iyilikle olmazsa vallahi zorla” isimli sosyolojik göndermelerle dolu parçası ile tanıdık. Sonra “Kırdın Kalbimi” (dııd dıd dııd gırdın galbimiii..) geldi. Klibinde de Deniz Akkaya oynuyordu. Ki bu olayın, Akkaya’nın şu hayattaki en büyük pişmanlıklarından biri olduğunu düşünmekteyim.
2001 yılında hızlı bir çıkış yapan Nihan Efendi’nin inişi de hızlı olmuştu. Yıllarca adını arada sırada duyduğumuz, büyük kanalların ve çoğu insanın da çok da fazla sallamadığı bir zat olarak hayatına devam etmiştiii, taa kiii 2005′te Seda Sayan’la aşk yaşamaya başlayana kadar! Birdenbire magazin alemlerinde bomba etkisi yaratan olay, tabii ki kanalların da en çok ilgisini çeken birliktelik durumunda idi. Cayır cayır kazanılan paralar, basın demeçleri, Nihat Doğan’ın çok canlar yakan maço halleri, canlı yayında dökülen güller, sonrasında yırtılan mektuplar vs vs.. En sonunda, Seda Sayan’ın gözlerine bakarak “21. yüzyılın aşkı Nihat ile Seda” diyecek kıvama gelmişti nihayet Nihat!
Ve sonra büyük ayrılığın ardından (Seda’nın tekmeyi basmasının ardından da denilebilir) en büyük kanalların prime-time insanı Nihat, Flash TV’nin kadrolu elemanı durumuna düştü. (Bu hikayeden çıkartılacak mesaj: Ne oldum değil ne olacağım!)

Ve son olarak geçtiğimiz haftalarda yeni albümü ile tekrar reverans yapan Nihat Doğan, albüme de gelicem tabii de, asıl ‘imajı’ ile bizi bizden aldı. Has Anadolu çocuğu, delikanlı Nihat gitmiş (demek Seda’yla birlikte gömdü onu da), yerine Kenan Doğulu’dan öykündüğü yeni imajı ile EMO Nihat gelmiş. Şarkı tarzı, türkü söyleyiş hali, o lahmacuncu gırtlak nameleri falan aynı ama. Albüm adı da “1071″, malumunuz Malazgirt Savaşı. Şiirsel bir metin ile başlayan albümün çıkış parçası, önce tarihte bizi kısa bir tura çıkartıyor sonra damardan dalıyor, kardeş kavgasının yersizliğinden dem vuruyor.
Ah be Nihat’ım, ne de renkli, cıvıl cıvıl mıncırılası bir karaktersin sen.
ahahah :) nasıl da eğlenceli bi anlatım olmuş ama bu :D
mıncırdım seni nihat :D ahah