Kanımca 1970 ve 80 doğumluların gözünde Meg Ryan’ın özel bir yeri vardır. Romantik komedi filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu (bkz: “When Harry Met Sally“, “You’ve Got Mail” ya da “French Kiss“) bir dönem sadece erkeklerin değil, saç stili ile birçok kadının da hayalini süslemişti. Ben nedense son yıllarda en çok Meg Ryan’a bakarken yaşlandığımı, zamanın gerçekten de su gibi akıp geçtiğini sezer oldum. Sadece yüzü değil, elleri, bacakları tüm derisi kırışmış artık. Oysa henüz sadece 48 yaşında!
Aşağıda görmüş olduğunuz ve Hawaii sahilinde pozlanmış fotoğraflar arasında sadece 2 yıl fark var. Bakamıyorum! Konduramıyorum! Üzülüyorum..

Hazır konu güzelliğin geçiciliğinden açılmışken bir itirafta daha bulunayım. Brad Pitt’in de kalmadı be o eski yakışıklılığı, çekiciliği. Bundan sonraki nesillere ne kadar anlatsak da boş, onun nasıl kasıp kavurduğunu anlayamayacaklar yeteri kadar. Biz, nasıl önceki kuşaklar James Dean’i ağızlarının suyu akarak anlatırken tarihin tozlu sayfalarında yerini almış bir efsane olarak bön bön dinliyorsak, onlar da bizi aynı “boş”lukla dinleyecekler. Oysa Fight Club’da, Snatch’de ya da Seven’da bir Brad vardı ki bizden içeri…
