I don’t want the see the (flash) back…

I don’t want the see the (flash) back…

Tarkan’ın da dediği gibi: “Döööön bebeğim, dön çaresiz başım, ayrılık böyle uzun sürmez kiiiii!” Ayrılık böyle uzun sürmemeli, sayılı gün çabuk geçmiyor, saymayınca yarim küsüyor; özledim jeneriğinin kokusunu özledim, özledim sımsıcak kumsalını özledim, özledim sohbetini Black Smoke’un sesini özledim, yayınlanmadın gözbebeğim can yoldaşım yayınlanmadın.

“We don’t have bamboos in Iraq”, bilen bilir. Bizim oralarda bambu yoktur, pandalar aç bilaç dolaşır, kolu çeviren Tunus’a uçar. Bizim oralarda şekilli terlenir boyun-göğüs nahiyesinden mükellef. Bazıları var, görüyorum, duyuyorum; mesela koşunca zıplayınca felan koltuk altlarından da ter geliyor, sırtları filan da silme ter oluyor. Bizde öyle değil, biz terledik mi üçgen terleriz, biz terledik mi yanımızdan ayırmadığımız pet şişeden bir yudum su alırız, biz terledik mi çıkar kaynağın ordan su doldurur geliriz.

jack shepherd

Yüce Türk büyüğünün de dediği gibi; “I don’t want the see the (flash)back, i want the see the (flash)front(=forward), sometimes that’s the football, izz the football, sazz the football, jazz the football. But in the tabele, we are 4 8 15 16 23 42.” Evdeki hesap çarşıya bir türlü uymuyor; topluyorum, çıkarıyorum, çarpıyorum, bölüyorum, işin içinden çıkamıyorum. Unutmak için yeni bir seri bulayım diyorum, yeni bir sayfa, taze başlangıçlar olsun, tebdil-i seride ferahlık vardır diyorum; kah harmoni kah aritmi- sevemiyorum bir türlü. Farz-ı mahal, diyorum ki, 3 12 18 26 44 45, ı ıh olmuyor. Aklım sayısal lotoya kayıyor, aklım sayısal lotoya kaydıkça ıssız ada’m da zamanda kayıyor, zamanla yerini buluyor. Benim güzel ve yalnız ada’m. Hikmetinden sual olunmaz, insanı üçgen terleten ada’m…

Dön bebeğim, özledim terinin kokusunu. Dön bebeğim, bambulara gelesin, dön.

Share and Enjoy:
  • Facebook
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • Twitter