Cezayir geri döndü!

Cezayir geri döndü!

Tony Gatlif’in Exils filmi Paris’te bir evin odasında açılır. Yeni sevişmiş bir çift görürüz; erkek tüm efkarıyla penceresinden dışarıyı izlemekte, kız yatağın üstünde, çalan şarkıya tüm şımarıklığıyla eşlik etmekte, elinde tuttuğu kaptaki yoğurdu döke saça yemektedir. Şarkı, “demokrasi, demokrasi, şimdi!” diye yalvaran bir kadının yakarışıdır. Adam kıza döner, müziği kapatır, sorar: “Cezayir’e gitsek mi?”

Giderler. Kendisi de Cezayir asıllı olan kız, soruyu ilk duyduğunda pek dalga geçer ama giderler. Hem de öyle uçağa atlayıp değil, tüm Fransa’yı, İspanya’yı aşıp, dere tepe düz gidip, yürüyerek, trenle, otostopla giderler.  Kulaklarında flamenkoyla, içlerinde şehvetle giderler. Her adımlarında öğrenerek, her adımlarında kendilerine biraz daha yaklaşarak giderler. Fedakarlık yapmasını öğrenerek, diğerini tanıyarak, dünyanın pek de adil bir yer olmadığını öğrenerek giderler. Gatlif, izleyenlere adeta bir Batı Akdeniz turu attırır; film canlı bir coğrafya dersi gibidir, bir tarih dersi gibidir. Biz de kahramanlarımızla o yolda yürür, öğreniriz, öğrendikçe merak ederiz.

Exils

Zano ve Naima, sonunda sürgünden (Fransa’dan!) sıyırırlar kendilerini, Cezayir’de, vatanlarında çok farklı şeyler beklemektedir onları. 65 yıldır çekilmedik acı kalmayan, gelenin vurduğu gidenin vurduğu, Fransız işgaliyle, cuntayla, dinle boğuşup duran, kendi topraklarında sürgünden kurtulamayan, bir tarafı Avrupa’ya, bir tarafı Afrika çöllerine bakan bu ülkedeki henüz ilk günlerinde dönerler özlerine… Cezayir’in özüne…

Şimdi o Cezayir, 1986′dan tam 24 sene sonra, 2010′da Güney Afrika’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda mücadele edecek. 1986′daki şampiyonada Kuzey İrlanda, Brezilya ve İspanya’yla eşleşen ve sırasıyla 1-1, 0-1, 0-3′lük sonuçlarla gönüllerin şampiyonu olan Cezayir, Mısır’ı play-off turunda eleyerek dünya kupasına gidiyor tekrar! Aynı gece UEFA Başkanı Platini’nin ülkesi olan, Cezayir’e şunun şurasında 50-60 sene önce benzersiz acılar tattıran Fransa da tamamen haksız bir şekilde G. Afrika vizesi aldı. Şimdi bu iki ülke tüm dünyanın izleyeceği bir platformda yan yana gelecek tekrar. “Ahlak ve insanın yükümlülükleri hakkında güvenebileceğim ne biliyorsam onu futbola borçluyum” diyen, gençliğinde kalecilik yapmış Albert Camus, Zinedine Zidane, Rachid Taha ya da Tony Gatlif konu hakkında ne düşünürdü bilemiyorum ama işte tekrar yan yanalar. Artık moda oldu, geçmişte yapılan haksızlıkların diyetleri spor sahalarında ödeniyor, gözler boyanıyor böylelikle. Belki de kaderin bir cilvesiyle(!) Fransa ve Cezayir aynı gruba düşüverecek, belki Cezayir o maçta kendinden kat kat güçlü Fransa’yı yeniverecek… Güven çoktan yıkıldı dünyamızda. Neye inanacağımızı bilemiyoruz…

Cezayir dünya kupasında!

Cezayir Dünya Kupası’nda! Şimdi tüm dünya Cezayir diye bir yerin varlığını hatırlayacak şampiyona boyunca birkaç haftalığına. Alacakları bir beraberlikle, bir galibiyetle belki daha da uzayacak bu süre. Tüm Cezayir bayram ediyor şu anda, tüm Cezayir heyecan içinde okula müfettiş geleceği zaman zangır zangır titreyen öğrenciler gibi. Cezayir müfettiş bekleyen öğrenciyse, Fransa aynı sebep yüzünden asıl paniği yaşayan öğretmen; Meksika-86′daki başarılı performans tekrarlanabilecek mi, iş futbola geldi mi Cezayir’den kahramanlar çıkarmaya pek meraklı Fransa Cezayir’le -tamamen tesadüfi şekilde!- eşleşirse ne gibi tablolar ortaya çıkacak, bekleyip göreceğiz…

Not: Dünya Kupası kura çekimi 4 Aralık’ta Cape Town’da yapılacak. Kupaya katılma hakkı kazanan ülkeler ise şöyle:

AVRUPA: Danimarka, Almanya, İspanya, İngiltere, Sırbistan, İtalya, Hollanda, İsviçre, Slovakya, Fransa, Slovenya, Portekiz, Yunanistan

AFRİKA: Güney Afrika, Cezayir, Gana, Kamerun, Fildişi Sahilleri, Nijerya

ASYA/OKYANUSYA: Avustralya, Japonya, Kuzey Kore,Güney Kore,  Yeni Zelanda

GÜNEY AMERİKA: Brezilya, Paraguay, Şili, Arjantin, Uruguay

KUZEY, MERKEZİ AMERİKA, KARAYİPLER: Amerika Birleşik Devletleri, Honduras, Meksika


Share and Enjoy:
  • Facebook
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • Twitter